BLOG İkra71


Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
BLOG İkra71
Kameralı Canlı Sohbet-Magazin-Köşe Yazarları-Spor-Haber ve Yorumun Değişmez Adresi
Ana Sayfa Favorilere Ekle E-Mail Ana Sayfa Yap Rss Arşiv
Profilim Arkadaşlarım

Online Müzik İçin Tıklayın.

Online Hatim İçin Tıklayın

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşivler
  • Arkadaşlarım






    Turşulu Tavuk
    Tulum Peynirli Piliç Lazanya
    Terbiyeli Tavuk Şiş
    Tavuk Kanadı Kızartması
    Tavuk Kanadı Izgara
    Tavuk Haşlama
    Tavuk Dolması
    Susamlı Piliç Nugat
    Sebzeli Tavuk
    Sebzeli Piliç Sote
    Sebze Sarmalı Tavuk
    Sarımsak ve Maydanozlu Piliç But
    Portakallı Piliç Göğsü
    Patates ve Sarımsaklı Piliç Fırın
    Pastırmalı Tavuk
    Pastırmalı Hindi Göğsü
    Milföylü Piliç Budu
    Mısırlı Piliç But
    Mısır Gevrekli Piliç Şnitzel
    Mantarlı ve Kremalı Piliç
    Limon ve Fesleğen Soslu Izgara Piliç
    Körili Domatesli Tavuk
    Kekikli Piliç Türlü
    Ispanaklı Piliç Sarması
    Atkuyruğu Otu




  • TEMA'ya Destek İçen Tıklayın
  • The Games
  • Yao-TUBE
  • Yemek Tarifleri
  • TELEKOM Bilinmeyen Numaralar
  • Online Bilardo-Batak-Tavla-Okey İiçin Tıklayın
  • Online Briç -Batak-Tavla-Okey-Poker-İhale- King için Tıklayın
  • Adres bul.
  • Web Sayfasını İstediğin Dile Çevirmek İçin Tıkla.




    .........................................


     

     


     



  • İnternet'ten Para Kazanmak İçin Süper Teklife Üye Olun

    Google Alexa Altavista Ask Yahoo Netscape MSN





    Atkuyruğu Otu



    04:51, 9/9/2007-Kategori Deva Market .. yok yorumlar
    .. <%TrackbackCount%> link

        Atkuyruğu (Equisetum arvense),  kırkilitotu, zemberekotu, çamotu, kırkboğum, tilkikuyrığu ve katırkuyruğu olarak da tanınır. İlkbahar başlangıcında, derinlere kök salmış olan köksaptan, önce spor taşıyıcı kahverengi başak sapları çıkar. Düzgün yapılı küçük çam ağaçlarını andıran 40-50cm boyundaki yeşil yaz kuyruğu ise daha sonra çıkar. Çok yıllık, otsu ve çiçeksiz bitkilerdir. Gövdesi silindir biçiminde, dallı veya dalsız, yeşil veya esmer-yeşil renkli, sert ve içi boştur. Yaprakları çok  küçük, pul biçiminde ve sivri uçludur. Spor ile çoğalırlar.Spor keseleri verimli gövdelerinin uçlarında başak şeklinde toplanmışlardır. Türkiye'de 7 kadar türü yetişmektedir.  Saponin, %60-70 silisilik asit (silica), potasyum tuzları, tanen ve az miktarda alkaloitler (palustrin, nikotin ve diğerleri) içerirler. Atkuyruğu, tarlalarda, dere kıyılarında ve eğimli arazilerde yetişir. Balçıklı toprakta yetişenleri en şifalı olanlarıdır. Yetiştiği yere göre %60-70 silisik asit içerir ve bu oran onun şifalı etkinliğini arttırır. Doğal olarak, yapay gübre kullanılan tarlalardan toplanılmaması gerekir. Dalları en ince olan atkuyruğu cinsi genellikle ormanlarda ve orman kıyılarında yetişir. Bu cins de şifalıdır. Bataklık, karasuluk yerlerde ve dağlık meralarda (Equisetum hiemale) ise yalnızca dıştan, banyo katkısı (oturma banyosu) olarak kullanılmalıdır! Genç sürgünleri yiyen hayvanlarda, kan işemesi ile belirlenen zehirlenmeler görülür. Özellikle sığır ve atlar bu bitkiye karşı duyarlıdır. Kurutma ile zehirlilik etkisi azalmaz. İnsanlarda da aynı şekilde zehirlenme belirtileri görülmektedir. Bu nedenle dikkatle kullanılması ve belirtilen miktarların üzerinde kullanılmaması gereken bir drogdur. Çayı yapılacak bitkilerin, tarlalardan, orman kıyılarından ve dere Çay için toplanacak bitkiler (Equisetum arvense), 25-60 cm yükseklikte ve sapı 3-6 mm civarında olan türlerdir. Mayıs-Haziran döneminde, henüz canlı yeşil rengini korurken, sapın toprağa yakın bölümünden kesilir ve demetler halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. İğne yapraklar gövdeden kolayca ayrıldığında kuruma tamamlanmış olur. Yapraklar ovuşturularak saptan ayrılır vebir örgüye serilerek 1-2 gün boyunca tam olarak kurumaya bırakılır. Sonra ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır.

       

    Atkuyrugu - Ayrintili bilgi için TIKLAYINIZ

    Bu bitki, özellikle  mesane ve böbrek hastalıklarında sağladığı başarılar sayesinde eski çağlardan beri tanınmaktaydı. Atkuyruğu  mesane ve böbrek rahatsızlıklarında, taş ve kum rahatsızlıklarında, benzeri bulunamaz ve yeri doldurulamaz bir şifalı bitkidir. Böbrek kumu, böbrek ve mesane taşlarında, sıcak atkuyruğu tam banyoları alınır ve aynı zamanda da atkuyruğu çayı içilir ve basınçlı bir biçimde boşaltabilmek için, idrar elden geldiğince tutulur. Taş, bu durumda genellikle düşürülür. Atkuyruğu oturma banyoları, dıştan yaptığı etki ile böbreklerin kan dolaşımını yoğunlaştırarak, onların gözler üstündeki basınçların azalmasını ve böylece görme bozukluklarının giderek düzelmesini sağlar. Kaşıntılı egzamalarda, kabuklu, iltihaplı, kılları dökülmüş olsa bile, atkuyruğu kaynama suyu ile yapılan banyolar veya kompresler büyük yardım sağlar. Kaynama suyu ile yapılan yıkamalar ve banyolar, dolamalara, bacaktaki açık yaralara, işleyen eski yaralara, çıbanlara, fistüllere, kıl dibi iltihaplarına  karşı başarılıdır. Dinmeyen burun kanamalarında, bitki kaynama suyu soğutulduktan sonra, kompres biçiminde buruna uygulanır.  Atkuyruğu çıban otu ile eşit karıştırılarak kullanıldığında, kan temizleyici özelliği sayesinde, atardamar sertliğine ve unutkbaşarılı olacaktır. Kepekli saçlar, atkuyruğu kaynama suyu ile her gün yıkanır ve saç diplerine zeytinyağı ile friksiyon (ovarak sürme) yapılır. Kepekler kısa sürede yok olacaktır. Binbirdelikotu ile eşit oranda karıştırılarak demlenen atkuyruğu çayı günde 1-2 bardak içilip, akşamları da kuru yemek yendiğinde, yatağa işeme olayı önlenebilir.Bu çay aynı zamanda,  bademcik iltihabı, ağız boşluğu ve dişeti kanamalarında ve iltihaplarında, fistüllerde ve polüplerde gargara biçiminde kullanılır. Kadınların beyaz akıntılarında, atkuyruğu oturma banyoları alınmalıdır.

        Kullanım Biçimleri:

    Çay Hazırlamak : Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki (ince saplı olan 3-6 mm, 25-60 cm yükseklik), orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapalı olarak 15-20 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak aç karnına veya öğün aralarında soğutulmadan içilir.

    Oturma banyoları: Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi, en iyisi, bataklık  ve karasuluk yerlerde  yetişen kalın saplı ve uzun boylu bitkinin (1-2 m) kullanılmasıdır. Bir banyo için, beş litrelik bir kova dolusu bitki gerekmektedir . Oturma banyolarında, böbrekler suyun içinde kalmalıdır. Banyo süresi 20 dakikadır. Banyodan sonra kurulanılmaz ve bir bornoza sarınarak bir saat kadar yatakta terlendikten sonra kurulanılarak, kuru iç çamaşırı giyilir. Oturma banyosu suyu, sonradan ısıtılarak, iki kere daha kullanılabilir.   4-5 litrelik bir kova dolusu taze bitki veya 100g kurutulmuş bitki, akşamdan 3-4 litre suya yatırılır. Ertesi gün kaynama derecisine kadar ısıtılır ve süzüldükten sonra küvet içindeki banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 20 dakikadır! Banyo suyu böbreklerin üstüne çıkmalıdır. Banyodan sonra kurulanılmamalı ve bir bornoza sarınarak yatakta dinlenilmelidir.

    Bitki Buğu Kompresi : İki avuç dolusu ince kıyılmış bitki bir süzgece koyularak, içinde su kaynamakta olan bir kabın üstüne yerleştirilir ve üstü kapatılır. Kompresin soğumamasına özen göstermek gerekir! Birkaç saat veya gece boyunca etkilememeye bırakılır.. 

    Lapa kompresi: Taze bitki iyice yıkanır ve bir tahta tablanın üstünde lapa haline gelene kadar ezilir.

     

    Referanslar:

    1-"Gesundheit aus der Apotheke Gottes" "Tanrı'nın Eczanesinden Saglık", Maria Treben 

    2-Türkiye'de Bitkilerle Tedavi, Prof.Dr. Turhan Baytop, I.U Eczacılık Fak.

    3-"Bir Yudum Sağlık",N.Eröztürk, Anahtar yayınları,2000



    Koyun Otu



    04:36, 7/9/2007-Kategori Deva Market .. yok yorumlar

        Koyunotu (Agrimonia Eupatoria), yöresel olarak kızılyaprak, kasıkotu, fıtıkotu, kuzu pıtrağı ve eğer otu olarak da bilinir. Güneşli kuru yerlerde, yol ve orman kıyılarında, çimenliklerde, tepelerde ve bayırlarda, ormanların açıklık bölgelerinde ve harabeliklerde yetişir. Küçük sarı çiçekleri, sığırkuyruğu bitkisinde de olduğu gibi, uzun bir salkımı andırır. Bitkinin tümü yumuşak tüylerle kaplıdır. Iri yaprakları 10 cm kadar uzun ve kenarları dişlidir. Arslanpençesi ailesinden olan bitkinin boyu 80 cm kadar uzar. Çiçeklenen bitki, Haziran' dan Ağustos' a kadar toplanır. Pek çok bitkide olduğu gibi, onun öyküsü de çok eskilere dayanır. Onu eski Mısırlılar bile tanıyorlardı. Bitki, boğaz, ağız boşluğu  ve yutak iltihaplarına karşı büyük bir iyileştirme gücüne sahiptir. Onu, anjin ve boğaz hastalıklarında, faranjit, aft ve ağız boşluğu mukoza iltihaplarında da düşünmek gerekir. Meslek gereği olarak çok zorunda olan kişiler, bir önlem olarak, her gün koyunotu bitki çayı ile gargara yapmalıdırlar. Bitkinin yaprakları, kansızlıkta ve yaralanmalarda büyük başarı ile kullanılır. Ayrıca, romatizma, lumbago, sindirim zorlukları, karaciğer sertleşmesi (siroz) ve tıkanıklıkları ve dalak hastalıklarında da etkilidir. Günde 2 bardak bitki çayı yeterlidir.

        Koyun Otu - Büyütmek için TIKLAYINIZHerkes, yılda 1 veya 2 kere, koyunotu banyo katkısıyla banyo yapması önerilir. Koyunotu, daraltıcı, toplayıcı ve öteki önemli özellikleri nedeniyle, en başta gelen şifalı bitkilerimizdendir. Dr. Schirbaum şöyle diyor: "Günde 3 bardak çay bir süre içildiğinde, kalp, mide, bağırsak ve akciğer büyümesini iyileştirir. Ayrıca, böbrek ve mesane rahatsızlıklarını giderir." (Referans1: M.Treben). Varis ve baldır çıbanlarında, koyunotu merhemi özellikle önerilir. Hazırlanan merhem günde 3 kez varis ve baldır çıbanlarının üstüne sürülür. Karaciğer rahatsızlıklarında, 100 gr koyunotu, 100 gr yoğurtotu ve 100 gr hindiba karışımı ile elde edilen çay harmanı kullanılır. Sabah aç karnına 1 bardak ve gün boyunca 2 bardak içilmelidir.

       



    Boyun Ağrıları



    04:33, 7/9/2007-Kategori Deva Market .. yok yorumlar

    Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık görülmemekle birlikte, her yaş grubunda karşılaşılabilen, yaşam kalitesini düşürüp iş gücü kaybına neden olabilen önemli bir sorun. Yanlış duruş, psikolojik stres, soğuğa maruz kalmak, yorgunluk gibi etkenler boyun bölgesinde ağrı nedenidir. Uzun süreli bilgisayar - daktilo kullananlar, sürekli tek noktaya odaklaştıkları için boyun kaslarının yeterince hareket etmemesi sonucu ağrı çekerler.

    Boyun ağrısı nedenleri 3 temel grupta incelenebilir:

  • Kas iskelet sistemi kaynaklı mekanik nedenler
  • Boyun dışı bölgelerin hastalıklarının neden olduğu ağrının boyun bölgesinde hissedilmesi (yansıyan ağrı)
  • Boyun bölgesini tutan yangısal, enfeksiyöz ve tümöral hastalıklar.

    Akut boyun ağrısının en sık nedenleri:

  • Boyun fıtığına bağlı ağrı atakları
  • iyofasiyal ağrı sendromu
  • Boyun bölgesindeki yumuşak dokuların zorlanması (Servikal strain)

    Kronik boyun ağrısnın en sık nedenleri:

  • Boyun kireçlenmesi
  • Sık görülen bazı iltihaplı romatizmal ağrılar (Ankilozan Spondilit, Romatoid artrit)



  • Yorum Yazmadın Nereye Gidiyorsun...


    { } { Sayfa 1 - 12 } { Sonraki Sayfa }



     


    Veda Hutbesi.


    EY İNSANLAR!
    Sözümü iyi dinleyiniz.
    Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
    İNSANLAR!
    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise,
    bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise,
    bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise,
    canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir,
    her türlü tecâvüzden korunmuştur.
    ASHABIM!
    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız
    ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız.
    Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız!
    Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin!
    Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.
    ASHABIM!
    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin.
    Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır.
    Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir.
    Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.
    Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır.
    Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır.
    İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.
    ASHABIM!
    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır.
    Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.
    İNSANLAR!
    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir.
    Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir.
    Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!
    İNSANLAR!
    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.
    Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz.
    Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.
    Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir.
    Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz.
    Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.
    MÜ'MİNLER!
    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.
    O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
    MÜ'MİNLER!
    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz!
    Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir.
    Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir.
    Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...
    ASHABIM!
    Nefsinize zulmetmeyiniz.
    Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.
    İNSANLAR!
    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir.
    Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur.
    Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir.
    Zina eden için mahrumiyet vardır.
    Babasından başka bir soy iddia eden soysuz,
    yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör,
    Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın!
    Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.
    İNSANLAR!
    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir;
    hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır.
    Allah yanında en kıymetli olanınız,
    O'na en çok saygı göstereninizdir.
    Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
    İNSANLAR!
    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?
    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin,
    bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz."
    (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!










    TC Kimlik No
    Vergi Kimlik No
    SSK Hizmet Dökümü
    İ nternet Vergi Dairesi
    Motorlu Taşıtlar Vergisi
    Telefon Rehberi
    ÖSYM Sınav Sonuçları
    KPSS Sonuçları
    KPDS Sonuçları
    Diğer Sınav Sonuçları
    ÖSYM Sınav Takvimi
    Milli Eğitim Bakanlığı
    Üniversiteler
    Sağlık Bakanlığı
    Emekli Sandığı
    Ssk
    Adalet Bakanlığı
    Emniyet Genel MüdürlüğüÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
    Bakanlıklar
    Valilikler
    Belediyeler
    Kaymakamlıklar
    Silahlı Kuvvetler
    Sivil Toplum
    Elçilik - Konsolosluklar
    Avrupa Birliği
    K.K.T.C .
    Turizm
    Son Depremler

    <%RecentEntryTitle%>